Güler: Kıbrıs meselesi ülkemizin en önemli önceliklerinden birisi
“Kıbrıs'ta garanti ve ittifak antlaşmaları kapsamında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da huzur, güvenlik ve refah için elimizden geleni yapacağız”

TC Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle 2023 Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı’nda değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bakan Güler, Kıbrıs konusunda bugüne kadar ortaya konulan çözüm yöntemlerinden bir sonuç alınamadığına işaret ederek, “Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs Türk halkının meşru çıkarlarını ve güvenliğini teminat altına alacak şekilde bir an önce çözüme kavuşturulması, ülkemizin en önemli önceliklerinden birisidir. Ada’da tek ve kesin çözüm, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir.” ifadelerini kullandı.
Güler, Kıbrıs’ta garanti ve ittifak antlaşmaları kapsamında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da huzur, güvenlik ve refah için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Azerbaycan’la ilgili olarak, Azerbaycanlıların haklı davalarında her zaman yanlarında olduklarını vurgulayan Güler, “Terör unsurlarına yönelik icra edilen Anti-Terör Operasyonu ile bugün, Karabağ’ın tamamında şanlı Azerbaycan bayrağının dalgalanmasından da büyük bir memnuniyet duyduğumuzu ifade ediyoruz.” dedi.
Bu yıl, Cumhuriyetin 100’üncü yılı ve Azerbaycan’ın ulusal lideri Haydar Aliyev’in 100’üncü doğum yılı dolayısıyla iki ülkenin gücünü ve kararlılığını ortaya koyan geniş kapsamlı Mustafa Kemal Atatürk-2023 Tatbikatı dahil 14 ortak tatbikat gerçekleştirildiğini aktaran Güler, şöyle devam etti:
“Kafkasya’da güvenlik ve huzurun tesisi Azerbaycan ve Ermenistan arasında kapsamlı ve kalıcı bir barış antlaşmasından geçmektedir. Buna yönelik samimi çabaları destekliyor, bir an evvel olumlu bir şekilde neticelenmesini de arzu ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde alınan iki ülke arasında bazı somut güven artırıcı adımların atılması kararından memnuniyet duyuyoruz.”
“NATO’nun aktif ve yapıcı bir üyesi olmaya devam ediyoruz”
Türkiye’nin NATO’ya katkılarına ilişkin de Güler, Türkiye’nin NATO’daki görev ve sorumluklarını eksiksiz şekilde yerine getirdiğini bildirdi.
Bu yıl haziran ve ekim aylarında NATO Savunma Bakanları toplantılarına katılım sağlayarak ittifak bünyesindeki karar alma süreçlerinin, Türkiye’nin beklentileri doğrultusunda şekillendirildiğini dile getiren Güler, “Türkiye, hem kuvvet katkısında hem de NATO misyon, operasyon ve karargahlarına katkıda ilk beş ülke arasındadır. NATO görevleri kapsamında Kosova’daki Barışı Destekleme Harekatına yüksek seviyede katkılarımızı da sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Güler, 10 Ekim’de devraldıkları Balkanlar’daki en büyük NATO misyonu olan NATO Kosova Gücü (KFOR) Komutanlığı görevinin şeffaf ve tarafsız şekilde başarıyla yerine getirildiğine işaret ederek, “KFOR Komutanlığının yanı sıra, bu yıl NATO Mukabele Kuvveti Deniz Unsur Komutanlığı görevini üstlenirken, 3’üncü Kolordumuz da halen NATO Muharip Kolordu Karargahı görevini yürütmektedir.” dedi.
Hava Kuvvetleri unsurlarının, NATO Hava Polisliği Görevleri kapsamında 1 Aralık’ta Romanya’da konuşlandığını ve 4 ay süreyle bölgede görev yapacaklarını da söyleyen Güler, “NATO’nun aktif ve yapıcı bir üyesi olmaya devam ediyoruz. Bunu Finlandiya’nın üyeliğinde bir kez daha gösterdik. İsveç konusunda ise yapılan yasal değişiklikler tek başına bir anlam ifade etmiyor. Bizim için önemli olan somut ve uygulamaya dönük adımlar atılarak taahhütlerin yerine getirilmesidir.” değerlendirmesini yaptı.
Son dönemlerde Avrupa’da, Kur’an-ı Kerim’e yönelik “küstah” ve “iğrenç” saldırılar yapıldığını belirten Güler, Danimarka’nın geç de olsa bu durum karşısında kutsal kitaplara karşı “uygunsuz bir şekilde muamele etmeyi” yasaklayan yasayı kabul etmesini olumlu bulduğunu ifade etti. Güler, “Temennimiz, benzer eylemlerin yaşandığı, terörün farklı biçim ve tezahürlerinin bulunduğu diğer ülkelerin de gecikmeksizin benzer ve somut adımlar atmasıdır.” diye konuştu.
Bakan Güler, İsveç’in NATO’ya katılım protokolünün ise Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalanarak TBMM’ye sevk edildiğini, üyelikle ilgili son kararı TBMM’nin vereceğini anımsattı.



