Emin YazıcıManşet

KKTC Yeni Bir Filistin mi?

Özellikle 2000’li yılların başından beri KKTC vatandaşı olan İsrail ya da başka ülkelerden Yahudiler’in, adada çok ciddi sayıda mülk sahibi olduğu bir sır değil.

4 Aralık 2011 tarihinde yapılan nüfus sayımında 286 bin 257 olarak belirlenen ülke nüfusu, 2021 sonu projeksiyonuna göre, 382 bin 836 olarak hesaplandı.

GELELİM GÜNÜMÜZE

Geçtiğimiz günlerde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Sn. Tatar,  KKTC nüfusunun 410  bin olduğunu belirtti. Resmî olmayan kaynaklara göre ise  KKTC’de 30 bin civarında Yahudi yaşıyor. Bunların 2 bin şirketi ve 25 bin dönüm arazisi var. Ukrayna’dan savaş sonrası gelenler, bu rakama dâhil değil.

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın TBMM Plan Bütçe Komisyonunda bir soru üzerine verdiği cevaba göre, son beş yılda KKTC’de emlak alımı için yapılan başvuru sayısı 15 bin. KKTC’den mülk alan yabancılar arasında İsrail vatandaşları 12. sırada yer alıyor. İlk sıralarda ise İngilizler, İranlılar, Ukraynalılar ve Ruslar var.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı, yabancı nüfusla alakalı açıklama yaparken ülkemizin nüfustan sorumlu bakanlığından da kamuoyunun  detaylı bir açıklama beklediği aşikârdır

Bundan 10 sene önce İskele  bölgesine Rus ve İranlılar bölgesi, Girne bölgesine İsraillilerin  bölgesi  diyeceğiz, deseydik belki de herkes gülerdi.

Şimdi ise o bölgeleri isimleriyle değil de orada yaşayan çoğunluğa göre adlandırır olduk. Özellikle İlkokul ve Ortaokuldaki yabancı uyruklu öğrencilerin  sayısının artışından  da anlayabiliriz.

İsrail vatandaşları ve KKTC pasaportu taşıyan Yahudiler KKTC’den ne kadar toprak aldı?

-Yahudiler adanın hem kuzeyine hem güneyine neden bu kadar ilgi gösteriyor?

-Kıbrıs’ı Filistinleştirme projesi nasıl önlenir?

İSRAİL’İN KKTC’DEKİ  SESSİZ İŞGALİ GÖZÜMÜZDEN KAÇMIYOR.

Özellikle de  son 1 ayda  230 bin İsraillinin, Filistin’i terk etttiği de gözlerden kaçmıyor.

Yavru vatanda,  KKTC’de, çalışmalarını sürdüren  3 büyük inşaat şirketinin sahipleri KKTC vatandaşlığı almış Yahudiler. Asıl büyük toplu alımları da bunlar yapıyor! Karpaz Gate Marina’yı yapan David Levis adlı İngiliz vatandaşı,  Dünya Siyonist Kongresi ve İsrail tarafından İsrail’e yaptığı hizmetler sebebiyle ödüllendirilmiş bir isim!

Yaklaşık 15 yıl  önce, Girne’ye bağlı Karaoğlanoğlu köyünde, Haim Azimov adına alınan iki katlı bir villanın, KKTC’nin ilk gayr-ı resmî sinagogu olarak açılması da gözlerden kaçmıyor. Biden ve Netanyahu destekli  ”Kuzey Kıbrıs Yahudi Merkezi” halktan büyük tepki alıyordu.Hatta geçtiğimiz gün UBP milletvekili Sn. Yasemin Öztürk, kapatılan gayrıresmi sinagogun, tamamen kapatılması ve bu örgütün faaliyetlerinin durdurulması için basın açıklaması yaptı. Merkezi Tel Aviv’de bulunan ve “Gazze kasabı” olarak anılan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun da üyesi olduğu Cahabat adlı Siyonist örgütün yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu vurgulanıyordu. KKTC’de Siyonistlerin gizli işgalini organize ettiği ifade edilen ve yasa dışı merkezî faaliyetlerde bulunduğu ihbar edilen Chabad örgütünün Girne’deki yasa dışı merkezin, Girne Kaymakamlığı tarafından kapatıldığı gözlerden kaçmıyor.

KKTC Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlık hakkı verilen İsrail doğumlu bir iş insanı, İskele bölgesinde satın aldığı binlerce dönüm toprak üzerine dev Yahudi siteleri inşa etmeye başlıyor. Bir başka İsrail doğumlu KKTC vatandaşı iş insanının ise Girne Alagadi Plajında büyük bir site inşa etmesi gözlerden kaçmıyor.

Yoksa tüm bu yaşananlar, gözümüzden kaçıyor mu? Kaçırdılar mı? Karar siz değerli okuyucuların.

Peki, bütün bu saydıklarımız sizce de tesadüf mü?  İsrail ve tüm dünyadan Yahudilerin, Kıbrıs adasına olan ilgisinin öyle sıradan ve tamamen tesadüf olduğunu mu söylemeliyiz?  Ya da bununla ilgilenmemeli miyiz? Kıbrıs adası, Yahudilerin “arz-ı mevud” toprakları içinde yer alıyor. Sadece adanın kuzeyinde değil, Rumların kontrolündeki güneyinde de çok aktifler.

Kıbrıs Rum kamuoyuna baktığımızda  kuzeydeki Türk mallarının elde tutulduğunu, özellikle Kıbrıslı Rumların mallarının satıldığını belirten Alithia gazetesi, haberinde şu ifadelere yer verdi: “Yarın müzakere masasına oturmamız gerekirse karşımızda muhatap olarak Kıbrıslı Türkler yerine İsraillileri, Rusları, Ukraynalıları ve İngilizleri bulacağız. Bütün bunlar, Başkan Nikos Hristodulidis’in, mülkiyette ilk söz hakkını mal sahibine değil kullanıcıya veriyor, diye Guterres Çerçevesi’ni reddettiği bir zamanda oluyor. Çok yakında mal sahibinin kim olduğunu bile bilemeyeceğiz.”

Görüyoruz ki  KKTC deki toprak alımlarından komşumuz tedirgin ve rahatsız. Bakalım önümüzdeki süreçde KKTC yetkilileri konuyla alakalı radikal bir değişikliğe gidecek mi? Hep beraber göreceğiz.

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu