HOŞ GELDİN ON BİR AYIN SULTANI

Şöyle bir düşünelim.
Evimize değerli bir misafir geleceği zaman, ön hazırlık için neler yaptığımızı. Daha sonra, misafiri nasıl rahat ettiririz, misafir nelerden hoşlanır, nelerden hoşlanmaz biliriz ya da öğrenmeye çalışırız.
Evet, misafir on bir aylık yoldan geldi. Kapımızı çaldı ve içeriye girdi. Gireli bir hafta oluyor. Tabii kimimizin kapısını çaldı, kapı açılmadı; kimimizin de kapısı zaten sonuna kadar açıktı. Kapıyı çalmasını beklemedik güzel misafirin. Öyledir de zaten gelmesini sabırsızlıkla beklediğimiz bir misafiri, kapıda karşılarız. Misafir, eli boş gelir mi, ya da misafiri eli boş gönderir miyiz?
Önce eli boş gelir mi, ona bakalım.
On bir aylık yoldan gelir de eli boş olur mu hiç, o güzel misafirin! Olmaz, değil mi?
Ramazanın heybesinde sahur var,
Kadir Gecesi var,
İftar var,
Oruç var,
Fitre var,
Fidye var,
Teravih var,
Tokun açın hâlinden anlaması var,
Mukabele var,
İtikaf var,
Bolca salavat var,
Bolca zikir var.
Ramazan-ı şerifin heybesi oldukça dolu.
Ramazan, zedelenen imanımızı tamir için gelir
Kaybolan huşuyu [Allah’tan sakınma] bulmanın adıdır.
Zayıflayan hassasiyetlerimizi güçlendirmenin, bir diğer adıdır ramazan.
Yitirdiğimiz güzellikleri, içimizde arayıp bulma gayretidir ramazan.
Tutamıyorsak oruç, bir oruçluyu doyurabilmenin adıdır ramazan.
Yetim başı okşamanın bir diğer adıdır on bir ayın sultanı.
İftarı beklerken tatlı bir telaşla “Hadi evladım, şu tabağı komşuya götür!” demenin bir diğer adıdır ramazan.
Kimi zaman sahurda, kimi zaman da iftarda gizlidir kıymetli dakikalar.
Ve gizlidir o ayın içinde, seksen dört yıla bedel olan Kadir Gecesi.
Umarız bu güzel misafiri hakkıyla ağırlayabiliriz.
Ayrılık vakti geldiğinde ise bizden razı olmasını umut ederiz, kitab-ı mübinde övülen ayı.
Hoş geldin, Kur’an ayı
Hoş geldin, Kadir Gecesi
Hoş geldin bereket Ayı
Hoş geldin ğufran ayı
Hoş geldin merhamet ayı
Hoş geldin on bir ayın sultanı
Hoş geldin ey şehr-i ramazan
Hoş geldin



