
24. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali, Aaron Vivancos’un Salamis Antik Tiyatro’da sergilediği Flamenko dans gösterisiyle tamamlandı.
Gazimağusa Belediyesi’nin bu yıl 24’üncüsünü düzenlediği festivalin final gecesi olan dün, Los Vivancos’un efsane dansçısı Aaron Vivancos, prodüktör, koreograf, besteci ve artistik direktörlüğünü üstlendiği “Woman” isimli Flamenko dans gösterisini sergiledi.
24. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nin kapanışına Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy, bazı milletvekilleri, bazı belediye meclis üyeleri ile çok sayıda sanatsever katıldı.
Gazimağusa Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, festival bu yıl altın sponsor Arkın Group, iletişim sponsoru Kuzey Kıbrıs Turkcell’in katkılarıyla hayat buldu.
Uluçay: 24. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali KKTC’nin yüz akıdır
Festivalin kapanışında konuşma yapan Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, 24’üncü kez düzenlenen festivalin son etkinliğinde, sanatseverlerle bir arada olmaktan mutlu olduğunu ifade etti.
Ülkenin ikinci büyük şehri Gazimağusa’nın birçok özelliğiyle bilindiğini, bunlardan birinin de Uluslararası Mağusa Kültür ve Sanat Festivali olduğunu anımsatan Başkan Uluçay, festival kapsamında ‘’Richard’’ oyunu ile seyirciyle buluşan Okan Bayülgen’in sahnede söylediği “24. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali KKTC’nin yüz akıdır” diye konuştu.
Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nin ilk kez 1995 yılında, dönemin Belediye Başkanı Oktay Kayalp’ın büyük bir cesaret ve vizyon göstererek hayata geçirildiğini kaydeden Uluçay, o dönemde festival komitesinde Oktay Kayalp, Aygül Övünçlü, Mehmet Ulubatlı, Şifa Çolakoğlu, Mahmut Kunter, Asım Akansoy ve Onursal Akdeniz’in yer aldığını anımsattı.
Başkan Uluçay konuşmasında, başta festival boyunca kendilerini yalnız bırakmayan sanatseverlere teşekkür ederken, festivalin dört yıl aradan sonra yeniden hayat bulmasını sağlayan Gazimağusa Belediyesi Kültür İşleri Birimi Amiri Onursal Akdeniz’e, festival süresince canla başla çalışan tüm belediye personeline, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı, DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, Eski Eserler Dairesi Mağusa Şube Amiri Elif Karaca’ya da teşekkürlerini sundu.
Erhürman: “Bir kez daha dünya ile buluştuk pencerelerimizi dünyaya açtık”
24. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nin kapanışında konuşma yapan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman da, adanın dört bir yanından festivale gelen sanatseverlere teşekkür ederek sözlerine başladı. Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nin sıradan bir festival olmadığını, Mağusa’dan dünyaya açılan pencere olduğunu söyleyen Erhürman, “Dünyadan sanatçılarını davet edip ağırlayan bu festivali çok özlemiştik. Bir kez daha dünya ile buluştuk pencerelerimizi dünyaya açtık.” dedi.
Harekatın ikinci aşaması 14 Ağustos’ta başladı…
Barış Harekatı’nın ikinci aşaması için karar, Yunanistan ve Rum tarafının tutumu, Yunanistan’ın adada yeni anayasal düzenin kurulmasına yönelik tüm teklifleri reddetmesi, Rum ve Yunan askerlerinin Türklerin yaşadığı bölgeyi terk etmeyerek, saldırılarını sürdürmesi üzerine alındı.
Harekatın ikinci aşaması sırasında geri çekilmek zorunda kalan Rum askerleri, geçtikleri Türk köylerini yaktı ve silahsız sivilleri öldürdü.
Toplu mezarlar ve yapılan katliamlar, İkinci Barış Harekatı’nın ardından ortaya çıktı. Bazı köylerde köyün nüfusunun tamamına yakını, kadın, çocuk, yaşlı ayırt etmeksizin öldürülerek toplu mezarlara gömüldü.
Cenevre Konferansı
Türkiye, barışın yeniden tesisini sağlamak üzere müzakerelere başlama çağrısında bulundu ve 22 Temmuz 1974’te harekâtı durdurdu, ateşkes ilan edildi.
Bu çerçevede Cenevre Konferansı’nın ilki 25–30 Temmuz tarihleri arasında garantör ülkeler olan, Birleşik Krallık, Türkiye ve Yunanistan’ın katılımıyla düzenlendi. ABD, Sovyetler ve BM’nin gözlemci olarak katıldığı konferansta Rauf Raif Denktaş ve Glafkos Klerides de Türk ve Rum toplumları adına yer aldı.
Konferans, 30 Temmuz 1974’te imzalanan Cenevre Deklarasyonu ile sonuçlandı.
Deklarasyonda, Yunanistan ve Rumlar tarafından işgal edilen Türk anklavlarının (bölgelerinin) acilen boşaltılması ile adada barışın ve anayasal düzenin yeniden tesisini için dışişleri bakanları arasında müzakerelere devam edilmesi, esir düşen asker ve siviller karşılıklı olarak iade edilmesi yer aldı.
Deklarasyon ile adada Kıbrıs Türk toplumu ile Kıbrıs Rum toplumu olmak üzere Kıbrıs’ta fiiliyatta iki ayrı ve otonom yönetim bulunduğu tanınmış oldu.
Konferansın ikinci aşaması 8 Ağustos 1974 tarihinde “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla başladı.
İkinci aşamada, Yunanistan, adada yeni anayasal düzenin kurulmasına yönelik tüm teklifleri reddetti ve anayasaya ilişkin varılacak bir uzlaşma için Türk birliklerinin geri çekilmesini ön koşul olarak ileri sürdü.
Bu konferansa kadar Rum ve Yunan askerlerinin Türklerin yaşadığı bölgeyi terk etmeleri gerekmesine rağmen askerler çekilmedikleri gibi saldırılarını da sürdürdü.
Rumların, Birinci Cenevre Konferansı’nda alınan kararları dikkate almaması ve İkinci Cenevre Konferansı’nın başarısızlığa uğraması üzerine, Türk Silahlı Kuvvetleri Barış harekatı’nın ikinci aşamasına başladı.
Harekatın ikinci aşaması 14 Ağustos sabahı başladı
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşaması 14 Ağustos 1974 günü saat 06.30’dan itibaren başladı ve 16 Ağustos 1974’te ateşkes ilan edildi.
İlk gün, 28 ve 39’uncu Tümenler, Gazimağusa ve Boğaz Deniz üssünü ele geçirmek üzere doğuya doğru taarruza başladılar.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşaması 16 Ağustos 1974’te ateşkes ilan edilmesiyle son buldu ve adadaki bugünkü sınırlar belirlendi.
Adada iki kesimliliğin sağlanmasıyla, yıllar süren toplumlararası çatışmalar da son bulacaktı.
Muratağa, Sandallar ve Atlılar katliamı
EOKA 14-15 Ağustos 1974 tarihlerinde Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde yaşayan Kıbrıslı Türkleri hedef alan bir katliam yaptı. EOKA’nın Taşkent, Taşpınar, Alaminyo yaptıkları katliamlar da Barış Harekatı sonrasında ortaya çıktı.
Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde Rumlar kadın, çocuk, yaşlı ayırmaksızın köylüleri öldürerek, toplu hâlde gömdü ve ateşe verdi. Katliam 21 Ağustos 1974 tarihinde ortaya çıkarıldı.
Taşkent, Tatlısu ve Terazi köylerinin 14 yaşından büyük 84 erkeği de, 15 Ağustos1974’de topluca kurşuna dizilerek katledildi.
KKTC kuruluşu
1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’nden dışlanan Kıbrıs Türkü, adadaki varlığını sürdürebilmek için kendi yönetim mekanizmalarını kurdu.
Kıbrıs Türk Genel Komitesi, 21 Aralık 1963’ten 27 Aralık 1967’ye kadar görev yaptı. Ardından Geçici Türk Yönetimi’nin kuruldu ve bir kabine belirlendi.
Harekatın ikinci aşamasının tamamlanmasının ardındansa, 1 Ekim 1974’te Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi kuruldu.
Daha sonra 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) ilan edildi. Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasası 8 Haziran 1975 tarihinde halk oylamasına sunuldu ve kabul edildi. Devlet ve meclis başkanlığı görevlerini yürüten Rauf Raif Denktaş, anayasa uyarınca 1976’da yapılan ilk genel seçimlerde Devlet Başkanlığı’na seçildi. KTFD’nin ilk Başbakanı ise 1976’da Nejat Konuk oldu.
Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, 15 Kasım 1983’te oy birliği ile aldığı bir kararla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş oldu. Denktaş’ın ardından bu görevi sırasıyla Mehmet Ali Talat, Derviş Eroğlu, Mustafa Akıncı yürüttü. 2020’de Cumhurbaşkanı olan Ersin Tatar ise görevine devam ediyor.
15 Kasım 2023’te KKTC kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümünü kutlarken, Temmuz 1974’te de 20temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50’nci yıl dönümü kutlanıyor.



